1:00 pm - Dikkat Göz Kalemi Kullanılırken Düşünülmesi Gerekenler
12:57 pm - Dudak Makyajı Bakın Nasıl Yapılır? İnce Püf Noktaları
12:52 pm - Selülit Sorunlarınızdan Kurtulmanın Yolları ve Tedavisi
12:47 pm - Cildinizi Yaşatmak Elinizde: Zararlı Alışkanlıklar
12:42 pm - Yağlı Ciltleriniz için Sizlere Krem Önerileri
12:37 pm - Çikolata Maskesi Yapımı Bakın Nasıl?
12:27 pm - Allık İpuçları ve uygun Makyaj
12:22 pm - Leke Tedavisinde Etkili İki Yöntem Bunlar Lazer ve Peeling
12:18 pm - Tüyleri Kılları gidermenin yolları
12:15 pm - Epilasyon Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
40 yaşında kızım Sude’yi dünyaya getirdim – mucize bebeğim, tek çocuğum. 38 yaşındayken ilk çocuğumu bekliyordum, ama geçen yıl doğumda onu kaybettim
40 yaşında kızım Sude’yi dünyaya getirdim – mucize bebeğim, tek çocuğum. 38 yaşındayken ilk çocuğumu bekliyordum, ama geçen yıl doğumda onu kaybettim.
Elim hâlâ titriyor Sude’nin yüzüne bakarken. Kırk yaşında onu dünyaya getirdiğimi söylediğimde insanlar genelde önce şaşırıyor, sonra da “Ne büyük mucize” diyorlar. Ama kimse bu mucizenin ardında ne kadar sessiz çığlık, ne kadar uzun gece, ne kadar yarım kalmış dua olduğunu bilmiyor. Sude benim tek çocuğum. Ama ondan önce, kalbimde doğup dünyaya tutunamayan bir bebeğim daha vardı.
Otuz sekiz yaşındaydım. Hayatım boyunca “anne olmak” kelimesini hep erteleyerek yaşamıştım. Önce iş, sonra düzen, sonra doğru zaman… Derken bir sabah aynaya baktığımda gözlerimin etrafındaki çizgiler bana fısıldadı: Zaman sandığın kadar cömert değil. Hamile olduğumu öğrendiğim gün, içimde bir kapı açıldı. Sanki yıllardır kapalı duran bir odaya ışık dolmuştu. Karnımı tutarak yürürken, sokaktaki her sesi, her kokuyu başka algılıyordum. Hayat ilk kez bana aitmiş gibi geliyordu.
Doğum günü yaklaştıkça korkularım da büyüdü. Ya geç kalmışsam? Ya bedenim bu mucizeyi taşıyacak kadar güçlü değilse? Ama doktorlar umut vericiydi. “Her şey yolunda” dediler. Ben de inandım. İnanmak istedim.
Sonra o gece geldi. Doğum sancıları başladığında kalbim deli gibi atıyordu. Hastane ışıkları, koşuşturan ayak sesleri, yüzüme eğilen maskeli insanlar… Ve bir anda zaman durdu. O anı kelimelere dökmek hâlâ zor. Bir sessizlik oldu. Ardından gözlerime bakamayan bir doktor. Sonra tek bir cümle:
“Başınız sağ olsun.”
O an içimde bir şey koptu. Sanki kalbim bedenimden ayrıldı. Doğum yaptım ama kucağım boştu. Anneydim ama çocuğum yoktu. Odaya döndüğümde yan yatakta bebek ağlıyordu. Benimkisi ağlamıyordu devamı icin Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.