1:00 pm - Dikkat Göz Kalemi Kullanılırken Düşünülmesi Gerekenler
12:57 pm - Dudak Makyajı Bakın Nasıl Yapılır? İnce Püf Noktaları
12:52 pm - Selülit Sorunlarınızdan Kurtulmanın Yolları ve Tedavisi
12:47 pm - Cildinizi Yaşatmak Elinizde: Zararlı Alışkanlıklar
12:42 pm - Yağlı Ciltleriniz için Sizlere Krem Önerileri
12:37 pm - Çikolata Maskesi Yapımı Bakın Nasıl?
12:27 pm - Allık İpuçları ve uygun Makyaj
12:22 pm - Leke Tedavisinde Etkili İki Yöntem Bunlar Lazer ve Peeling
12:18 pm - Tüyleri Kılları gidermenin yolları
12:15 pm - Epilasyon Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
“Yıllardır saklanan bir insanı da gizlediğini anladım.”
Kapıda duran kadın, önce bana sonra kucağımdaki Nehir’e baktı.
Yüzünde öyle bir ifade vardı ki, sanki karşısında yeni doğmuş bir bebek değil de yıllardır mezarda sandığı biri duruyordu.
Sinan ayağa kalktı.
“Senin burada ne işin var?”
Kadın acı acı gülümsedi.
“Beni gördüğüne sevindin mi bari?”
Sinan’ın çenesi gerildi.
“Çık dışarı.”
Kadın bir adım bile atmadı.
Tam tersine gözlerini Nehir’den ayırmadan birkaç adım içeri girdi.
Sonra neredeyse nefes almayı unutturacak kadar sakin bir sesle konuştu.
“Demek onda da çıktı.”
Kollarımı Nehir’in etrafında sıkılaştırdım.
“Neyden bahsediyorsunuz?”
Kadın ilk kez doğrudan bana baktı.
“Sinan size hiçbir şey anlatmadı, değil mi?”
“Feraye, yeter.”
Sinan’ın sesi sertti.
Ama kadın, yani adının Feraye olduğunu o anda öğrendiğim yabancı, onu duymamış gibi devam etti.
“Sol kulağının hemen arkasına bakın.”
İstemeden Nehir’in başını çok hafif çevirdim.
Saçlarının altında, kulağının arkasında küçücük koyu renkli bir doğum lekesi vardı.
Daha önce görmüştüm.
Ama önemsememiştim.
Hilale benzeyen küçük bir lekeydi.
Sinan onu gördüğü anda neden donup kaldığını şimdi anlıyordum.
Feraye, gözlerini kapatıp kısa bir nefes aldı.
“Aynısı onda da vardı.”
“Kimde?”
Sorduğum anda Sinan başını öne eğdi.
Feraye cevap verdi.
“Oğlumda.”
Hastane odasının içindeki bütün sesler bir anda uzaklaştı sanki.
“Ne oğlundan bahsediyorsunuz?”
Feraye, Sinan’a baktı.
“Anlatacak mısın, yoksa ben mi anlatayım?”
Sinan uzun süre sessiz kaldı.
Sonunda sandalyeye yeniden oturdu.
Omuzları çökmüştü.
Dört yıllık evliliğimiz boyunca onu öfkeli, mutlu, yorgun, korkmuş görmüştüm. Deamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.